
BİTKİ ÖRTÜSÜ
İstanbul İlinde hava durumu genel olarak Akdeniz iklimi özellikleri taşıdığından sıcak ve nemli hava etkisiyle çıplak yerlere hemen hemen rastlanmaz. Ormanlık alanlar korular, fundalıklar, çayırlar, otlaklar, yabani ot ve çiçek türleri her yerde görülür. İl sınırları içinde, muz, turunçgiller, çay, pamuk gibi birkaç türden başka her çeşit sebze ve meyve yetişir.
ORMANLARI
İstanbul'un arazisi engebeli ve nemli olduğundan orman yetişmesine çok elverişlidir. Yetişen ormanlar yüzyıllardan beri şehrin yakacak ihtiyacı için kesildiğinden toprağın ve iklimin gerektirdiği sıklıkta ve genişlikte ormanlar kalmamıştır.
İstanbul İlinde, 224 51 8 hektarı Anadolu yakasında 27 370 hektarı Trakya yakasında olmak üzere 251 888 hektar orman alanı vardır.

DENİZLER, KIYILAR
İstanbul'un Karadeniz'de Marmara Denizi'nde Istanbul Boğazı'nda, Haliçte, Adalar'da kıyıları vardır. Bu kıyılardan her birinin ayrı bir özelliği olan semtler, köyler, liman ve iskeleler bulunur. Kıyıları boyunca yer yer körfezler, koylar, burunlar,dik ve alçak kıyılar kumsallar ve plajlar yer alır.
İSTANBUL BOĞAZI
Karadeniz'le Marmara Denizi'ni birleştirir. Uzunluğu düz olarak 30 kilometredir. Girinti ve çıkıntılar hesaba katılınca kiyıların uzunluğu ortaya çıkar. Rumeli yakasında Rumeli Feneri'nden Haliç kıyılarını dolaşarak Ahırkapı Fenerine kadar 55 kilometre, Anadolu yakasında Anadolu Feneriyle Kızkulesi arası 35 kilometre, Selimiye önündeki Kayak Burnu'na kadar 36 kilometredir. Boğazın genişliği Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında 3600 metre, Anadoluhisarı ile Rumelihisarı arasında 760 metredir. Boğaz'ın en derin yeri Bebek'le Kandilli arasında 120 metredir.
İstanbul Boğazı'nda su yüzünde Karadeniz'den Marmara'ya, su altında Marmara'dan Karadeniz'e akıntılar vardır. Su yüzeyinde yer yer ters akıntılar da görülür.
HALİÇ
Batılıların Altın Boynuz (Corne d'Or) diye adlandırdığı Haliç, lstanbul'la Beyoğlu arasında, genişliği yaklaşık 500 metre, uzunluğu 5 kilometre olan bir iç limandır. İstanbul yakasında
Cibali, Ayakapı, Fener, Balat, Ayvansaray, Defterdar, Eyüp semtleri, Beyoğlu yakasında Kasımpaşa, Hasköy, Halıcıoğlu, Sütlüce, Karaağaç semtleri bulunur. Son yıllarda girişilen yoğun çalışmalarla Haliç kıyıları temizlenmekte eski tarihi güzelliğine kavuşturulmaktadır.

GÖLLER
İstanbul'un üç önemli gölü vardır: Terkos, Küçükçekmece, Büyükçekmece gölleri. ,
Bu göller, vadilerin sular altında kalmasından sonra meydana gelmiştir. Terkos Gölü denizden ilişkisini kestiği için suları tatlıdır. Küçük ve Büyükçekmece gölleri denize açık bulunduğundan suları tuzludur.
TERKOS GÖLÜ
Karadeniz kıyısındadır. Yüzölçümü 25 kilometre karedir. lstıranca Çayı ile beslenir. Suyu tatlıdır. Gölün kenarında Terkos Köyü bulunur.
İstanbul'a geniş borularla su gönderilir. Suyun fazlası Yalancı Boğaz'dan Karadeniz'e akar.
KÜÇÜKÇEKMECE GÖLÜ
İstanbul'un 24 kilometre batısında ve Marmara Denizi kıyısındadır. Yüzölçümü 16 kilometre karedir. Suyunu Sazlıdere'den alır. Marmara Denizi'nden bir setle ayrılmıştır. Fazla suları Marmara Denizi'ne dar bir ayakla akar. Suları sığdır.
BÜYÜKÇEKMECE GÖLÜ
Mimar Sinan Bucağının bulunduğu yerde ve Marmara kıyısındadır. Yüzölçümü 11 kilometre karedir. Suları derin değildir. Karasu Deresiyle beslenir.
Büyükçekmece Gölü de Marmara Denizi'nden bir setle ayrılır, fakat denizle bağlantılıdır.
BARAJ GÖLLERİ
İstanbul'da baraj gölleri de vardır. Bunlardan en tanınmış olanları Elmalı Baraj Gölü, Omerli Baraj Gölü ve Alibey Baraj Gölüdür. Ayrıca Darlık, Sazlıdere ve İsaköy barallarının gerisinde birer baraj gölü meydana gelmiştir.

İÇME SULARI
İstanbul'da şehir suyu olarak kullanılan Terkos Gölü suyu, Kırkçeşme Suyu; Elmalı, Ömerli, Alibey, Darlık, Sazlıdere ve İsaköy barajlarının suları, içilebilecek niteliktedir. Ayrıca üstün nitelikte ünlü içme suları şunlardır:
Kağıthane ve Kemerburgaz'daki kaynaklardan sağlanan Hamidiye Suyu, Ayazağa'da Dertlipınar Suyu, Baltalimanı'nda Kanlıkavak Suyu, Sarıyer'de Çırçır Suyu, Kestane Suyu, Hünkör Suyu, Tomruk Suyu, Büyükdere'de Sultan Suyu, Kocataş Suyu, Kireçburnu'nda Kefeli Suyu, Alibeyköy'ünde Kese Suyu Rumeli yakasındadır.
Anadolu yakasında, Alemdağ'daki kaynaklardan sağlanan Taşdelen Suyu, Sırmakeş Suyu, Defneli Suyu, Göztepe Suyu,
Alemdağ Suyu, Mütevelli Suyu, Çubuklu'da Çubuklu Suyu, Beykoz'da Karakulak Suyu, Kadıköy çeşmelerinden akıtılan Kayışdağı Suyu, Büyük Çamlıca'da Tomruk Suyu, Acıbadem'de Küçük Çamlıca Suyu, Yakacık'ta Ayazma Suyu ve Şeker Suyu üstün nitelikli kaynak sularıdır.

AKARSULAR
İstanbul'da büyük akarsu yoktur. En büyüğü Riva çayıdır. Kocaeli topraklarından çıkar ve Çayağzı (Riva) Köyü yakınlarında Karadeniz'e dökülür. Uzunluğu 65 kilometredir. Yeşilçay (Ağva), Çanak Deresi, Şile batısında Uludere'de Karadeniz'e dökülür.
Boğaz'ın batı kesiminde İstinye Deresi ve Büyükdere, (1 5 km.) Haliç'e dökülen Köğıthane (12,5 km) ve Alibey dereleri (5 km), Küçükçekmece Gölüne dökülen Sazlıdere, Büyükçekmece Gölüne dökülen Karasu Deresi, Terkos Gölüne dökülen Istıranca Deresi, İstanbul'un önemli akarsularıdır.
Bunlardan başka birçoğu gezi ve eğlence yeri olan dereler de vardır. Kadıköy'de Kurbağalıdere (20 km) Boğaz'da Göksu, Küçüksu (16,1 km), Elmalı, Baltalimanı (15 km), Belgrad, Sarıyer dereleri küçük akarsulardır.

YEDİ TEPE
İstanbul'un, surları içinde kalan bölümünün, yedi tepe üzerinde kurulduğu söylenir.
Bu tepelerin yerleri:
1- Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Sultanahmet Camiinin bulunduğu tepe.
2- Çemberlitaş ve Nuriosmaniye Camiinin bulunduğu tepe.
3- Beyazıt Camii, Üniversite ve Süleymaniye'nin bulunduğu tepe.
4- Fatih Camiinin bulunduğu tepe.
5- Yavuz Selim Camiinin bulunduğu tepe.
6- Edirnekapı semtinde, Mihrimah Sultan Camiinin bulunduğu tepe.
7- Kocamustafapaşa semtinin bulunduğu tepe.
Bunlardan başka, İstanbul'da surların dışında kalan ünlü tepeler şunlardır:
Beykoz'da Yuşa Tepesi, Rumelihisarı'ndaki Şehitlik Tepesi, Sarıyer'de Maden Tepesi, Paşabahçe'de Karlıtepe, Beyoğlu'nda Tepebaşı ve Fetihtepe; Şişli'de Hürriyet Tepesi, Gayrettepe, Esentepe, Kuştepe, Köğıthane'de Nurtepe, Şirintepe Seyrantepe, Gültepe, Çeliktepe; Kadıköy'de Fikirtepe, Göztepe; Usküdar'da lcadiye Tepesi, Sultantepe, Nakkaştepe, Büyük Çamlıca ve Küçük Çamlıca tepeleri.

TARİHİ MEZARLIKLARI
İstanbul’da Bizans zamanından kalma çeşitli mezarlıklar bulunmuştur. Eski Bizans mezarlıkları şehrin dışındaydı. Öte yandan 1928-34 yıllarındaki çalışmalar sırasında Çemberlitaş dolaylarında birçok mezarlıklara, lahitlere rastlanmıştır. İstanbul Üniversitesinin ek inşaatı yapılırken de gene mezarlar, lahitler bulunmuştur. Bunların M.Ö. II. yüzyıl ile M.S. IV. yüzyıl arasından kalma olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul’daki Müslüman mezarlıklarının en önemlisi Üsküdar’ da ki Karacaahmet Mezarlığı’dır. Burada eskiden daha çok bilim ve din adamlarıyla şehrin ileri gelenleri gömülürdü. İstanbul’un en eski Müslüman mezarlığı belki de Rumeli Hisarı’nda ki mezarlıktır. Buraya 1452’deki hisarın yapılması sırasında ölenler gömülmüştü. Eyüp mezarlığı, Rumeli Hisarı’ndan sonra İstanbul’un en güzel bir yerinde, tarihi bir mezarlıktır. Şehrin diğer mezarlıkları, Topkapı ve Edirnekapı mezarlıkları, Asri Mezarlık (Zincirlikuyu Mezarlığı) dır. Bundan başka birçok türbelerin yanında özel mezarlıklar vardır.
Başka dinde olanlar için de şehrin çeşitli yerlerinde mezarlıklar kurulmuştur.

GÜLHANE PARKI
Gülhane Parkı eskiden Topkapı Sarayı’nın “Has Bahçe” lerinden biriydi. Ulu ağaçlar, güller, laleler, bin bir çiçek bu bahçeyi süslerdi.
1839’da Mustafa Reşit Paşa’ nın Tanzimat Fermanı’nı okuduğu Gülhane daha sonraları ihmale uğramış, Padişahların Dolmabahçe Sarayı’na taşınması, daha sonra Avrupa demiryolunun Sirkeciye Sarayburnu’ ndan geçerek gelmesi üzerine parkın ağaçları, köşkleri sökülüp yıkılmış, burası garip bir eğlence yerine dönerek “Bitli Kağıthane” adını almıştı.
Haliç’teki Kağıthane (eski devirlerde Sadabad’ı), şehrin kalabalık bölgelerinden oldukça uzak bulunduğu için gene gözde bir gezme yeri olarak kaldığı halde, İstanbul’un kalabalık semtlerine yakın olan Gülhane Parkı her çeşit halkı çekiyordu. O zamanlar tatil günü olan Cuma günleri ahali yemeklerini alarak çoluk çocuk eğlenmeye, dinlenmeye geliyordu. Gülhane Parkı bugün İstanbul yakasının en bakımlı en büyük parkı olarak halkın yararına sunulmuş bulunmaktadır.

1927- 1970 YILLARI ARASI SAYIM SONUÇLARI
| 1927 |
690.000 |
| 1933 |
741.148 |
| 1940 |
793.949 |
| 1945 |
860.558 |
| 1950 |
1.018468 |
| 1960 |
1.493910 |
| 1970 |
2.132.000 |
|